09 Mayıs 2016 / Pazartesi

ÇALIKUŞU FERİDE’NİN KÖYÜ “ZEYNİLER”

ÇALIKUŞU FERİDE’NİN KÖYÜ  “ZEYNİLER”

Uludağ’ın teleferik yamaçlarında doğu yönüne doğru baktığınızda yamaçlara paralel ince bir yol görürsünüz. Bu yol sizi Zeyniler’e çocukluğumun Beşevler’ine götürür. Eski adı Zeyniler olmasın karşın Piremir yerlisi oraya Beşevler der.

Piremir yerlisi deyince ki, bende onlardan biriyim, büyük bir bölümü Zeyniler’den aşağıya inenlerdir. Gerçi  ben Zeyniler kökenli değilim. Ancak babaannemin babası Zeyniler’in hocası olan Küçük Hasan Hoca’dır. Köyün yerlisi olan ve yaşayan en yaşlı insanların hocasıdır.

Çocukluğumuz  Teleferik, Kadıyayla, Sarıalan, Zeyniler arasında dolaşarak geçti. Nasıl bir cesarettir ki, küçücük yaşımızda o ormanlarda, patikalarda pervasızca yıllar geçirdik. Bir ucu sivritilmiş kızılcık fidanı ve  evden alınan bir ekmek bıçağı. Tüm donanım bu.

Çocukluk yıllarımızda, sadece yazları birkaç kişi haricinde kalanı yoktu köyün. Birkaç kişi hayvan otlatmaya, diğerleri ise genelde kestane toplamaya çıkardı. Kalınacak doğru düzgün ev bile yoktu. Çok önceleri kullanışlı olan köy yolu, köyde kimse kalmadığından fazla kullanılmış ve tahrip olmuştu.

Unutmadan belirtmekte fayda var. Birkaç viraj haricinde köy yolunun eğiminin beş derece olduğunu ve bunu sağlayanın ise eşekler olduğunu babam söylemişti. Zira eşekler beş derece eğimle yürürmüş. Bu yüzden eşeklerin çizdiği güzergahın en iyisi olduğunu babamdan öğrenmiştim.

Bugün Zeyniler olarak bilinen köyün yerleşikleri Posof’tan gelmiş olmalarına karşın asıl kökenleri Ahıska’dır. Kurtuluş savaşı öncesi Bursa Milislerinin bir bölümü Zeyniler Köyü sakinleridir. Mevcut yolun iyileştirilmesi ve araç trafiğine uygun hale gelmesine kadar Zeyniler’den çoğu kişinin haberi yoktu. Zeyniler popüler hale gelince, gazetelerde bir haber çıktı. Cumhuriyetin doksan yıllık ayıbı diye. Doksan yıldır köyde elektrik yokmuş. Evet yoktu. Ama haberi masa başında yaparsan, bir köye elektrik gelmesini böyle yazarsın. Mesele elektrik değil, Cumhuriyet ile hesaplaşma. Ama bilmezler ki senelerce Zeyniler bırakın mahalleyi, köy statüsünde bile değildi. Kimsenin de şikayeti yoktu. Zira yılın birkaç ayı dışında yaşayanı yoktu.

Mahalle büyüklerimizden Cemal Yıldırır amcanın dedem ile ilgili anlattığı bir olayı sizlere aktarayım.

“Çocuktuk, deden bizim hocalığımızı yapıyordu. Hem eski Türkçe hem yeni Türkçe öğretiyordu. Ancak o dönem eski Türkçe ve Arapça’nın yasaklı olduğu dönemlerdi. Bir gün okulu jandarma bastı. Okul değdim de cami. Öyle şimdi bildiğin okullardan değil. Cami dediğinde aslında mescit. Başgedikli dedene burada Arapça ve Kur’an öğretiyormuşsun ihbar var dedi. Deden kabul etse suçlu doğrudan hapse gidecek, öğretmiyorum dese yalan. Oda yeni Türkçe öğretiyorum dedi. Baş gedikli öğleyse bi imtihan edelim dedi. Beni tahtaya kaldırdı. Adın ne diye sordu. Cemal dedim. Cemal tahtaya adını yaz bakalım dedi. Ben adımı yeni Türkçe yazdım. Başgedikli, ezberlemiştir diyerek başka kelimeler ve cümleler yazdım. Hepsini yazınca, Hasan Hoca’ya dönüp doğru ne biliyorsan öğret hocam diyerek gitti.”

Zeyniler yolu, Bursayı en iyi resimleyeceğiniz yerdir. Muhteşem bir manzara söz konusu. Ancak, gündüz gözü ile baktığınızda, güzelim Bursa’nın nasıl katledildiğini, yeşilin nasıl yok olup grileştiğini görüyorsunuz. İçinizde biraz olsun Bursa sevgisi varsa, üzülmemek elde değil. Hele aynı yerden Bursa’yı kırk sene önce gördüyseniz. Gece olduğu anda ise, Bursa’nın üzerine çöken karanlık tüm çirkinlikleri kapatıyor. Işıl ışıl yanan Bursa ile kendinizi birden başka bir dünyada buluyorsunuz. Gündüz seyrine çıktığınızda kendimizi sorgulamak fırsatı doğuyor, gece karanlığının içinde yanan kandiller misali Bursa’yı görünce de, insanın şiir yazası geliyor.

Sanırım Zeyniler’den görülen eski güzel Bursa, Reşat Nuri’ye sınırsız bir ilham verdi ki,Çalıkuşunu yazdı. 


Bu haber 4947 kez okunmuştur.


Makalenin Fotoğraf Galerisi

Paylaş:
Etiketler:

Yorumlar

Bu Makale için yorum bulunmamaktadır.

Yorum Yap

Yorumlar, yönetici tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Burası her türlü görüşe açık bir platformdur, kişi/lerin hak ve özgürlüklerine yönelik hakaret içermeyen her türlü düşünceniz "düşünce özgürlüğü, ifade özgürlüğü" çerçevesinde tartışılabilir; fakat ifade özgürlüğünüz bir başkasının ifade özgürlüğünü "hakaret, küfür, aşağılayıcı" biçimlerle engellemeye dönüştüğünde ifade özgürlüğünüz malesef orada bitmektedir. Lütfen yorumlarınızı bu çerçeve içerisinde yazınız, aksi takdirde yorumlarınız onaylanmamaktadır.
* Zorunlu alanlar.




PanTanıtım: Reklam | Tanıtım Hizmetleri

E-Mail Box

Gelişmelerden haberdar olmak için e-posta adresinizi kaydediniz!